Tatil Yerleri Seyir Rehberi
   
  HOME PAGE  
Tatil Seyir Rehberi Sosyal Medya

FETHİYE

It collects all the magnificence of the Mediterranean and the date 'LIGHT of Untouched Virgin COUNTRY' as referred to Fethiye; beautiful islands from each other, put on your dreams and a place with a long sandy beach.

fethiye resimleri
  Fethiye Promotion
  Fethiye Photo
  Where should visit
  Shopping
  Recreation
  Food and Drink
  Accommodation
  Transportation
  Useful Information
  Fethiye Guide
  Guest Book
 

GEZİLECEK YERLER - FETHİYE

                                             

KOYLAR VE PLAJLARA GENEL BAKIŞ 

 Fethiye’nin çevresindeki güzellikleri görmek, otel ve önündeki plajla kendinizi sınırlamak istemiyorsanız epeyce dolaşılacak yer bulacaksınız. Adı çok bilinen ve dolayısı ile kalabalık olan plajların dışındaki yerleri de seçebilirsiniz. Otomobiliniz varsa Oyuk Tepe denilen burnun etrafını dolaşmalısınız. 

Biraz spor yapmayı isterseniz bu işi yürüyerek de yapabilirsiniz. Önce limanı, 1. ve 2. Karagözler’i geçin, sağa doğru deniz kıyısını izleyin.  Aksazlar Koyu’na çıkacaksınız. Biraz ileride Samanlık koyu var.

Manzara müthiş güzel. Yüksekten aşağıdaki denizi, denizde kayıkların görüntüsünü fotoğraflayın. Her yer çamlık, havada mis gibi çam kokusu duyarsınız. Uçurumun dibinde güzel koylar birbirini izliyor. Koyların bir çoğuna inebiliyorsunuz. Birinde tuvalet ve büfe bulunan bir plaj var ve çok güzel. Yol yarımada biçimindeki burnu dolaşıyor, Kalemya Koyu’nda bitiyor.  Kalemya’ya bitişik koy olan Boncuklu Koyu ise su sporları ve yüzmek için son derece elverişli.  

Mavi yolculuk ve günübirlik gezi teknelerinin uğrak yerlerinden biri olan Turunç Pınarı koyuna da karayoluyla ulaşılabiliyor. Kalemya koyunun batısındaki Turunç Pınarı koyunun tepeleri turunç ağaçlarıyla çevrili. İçinde tatlı su pınarı bulunan koyda Balıkçı Osman’ın Yeri diye bilinen salaş tesisler var. Koya gelenler dalından taze meyve ve sebze toplayabiliyor, masalarını balıkla donatabiliyor ve Balıkçı Osman’ın animasyonlarıyla eğlenebiliyorlar. 

Yemeğe kalanlar buğulama ya da ızgara balık, jumbo karides, istakoz, karavide gibi kabuklular ve salata yanında mutlaka zeytinli ekmek de istemeliler. Zeytinli Ekmek yapımında ; Sele zeytini, kuru soğan, peynir, maydanoz, dereotu, nane, domates, yeşil biber, karabiber ve kimyon gibi malzemeler kullanılıyor. Zeytinli ekmek hamuruna İstenirse karides te ilave edilebiliyor  ve odun fırınında pişiriliyor.

Dönüş yolunuz deniz kenarından değil ama gene de güzel, çamlar arasından ve asfalt. Bu geziyi denizden tekneyle de yapabilirsiniz.


                                           PLAJLAR

KIDRAK PLAJI

Kıdrak Pljında çam ağaçlarının altında piknik yapabilir su altındaki çakıl taşlarını seyrederek denize girebilirsiniz.

Burada ihtiyaçlarınızı karşılayacak bir büfe var. Ayrıca  bir büyük iki küçük kafeterya hizmet veriyor. Fast food türü yiyecek ve içecek satışı yanında Şark köşesinde saçta gözleme yapılıyor. Burada piknik yapmak isteyenler için düzenlenmiş bir piknik alanı da var. 

Ölüdeniz, Belcekız ve Belcekız'a 3 km uzaklıktaki Kıdrak, sık çam ağaçları ve berrak denizi ile ideal bir dinlenme yeri.

Bu olağan üstü doğa parçasının temizliği ve korunması için titizleniliyor.Kurulan laboratuar ile Belcekız Plajının tamamında günlük olarak deniz suyuna ilişkin ölçümler yapılıyor. 

Plajda su sporları (kano, parasailing, su kayağı, banana) işletmesi de var.

Meraklıları için not edelim. Bu bölgede Muğla yöresinin el işi ürünlerinin satıldığı bir de el sanatları satış yeri var.

 

ÖLÜDENİZ PLAJI

 

Okyanusu andıran türkuaz mavisi denizi, dalgalara geçit vermeyen koyu ile Ege ve Akdeniz’in en özel kumsallarından birisi. Yamaç paraşütü yapanlar sizi gökyüzünden selamlarken siz eşsiz güzellikteki kumsalın tadını çıkarabilirsiniz.

Yüzme ve su sporları için kristal berraklığında turkuvaz renkli denizi, bembeyaz kumsalı ve gökyüzünden hiç eksik olmayan güneşi ile dünyanın gözdesi Ölüdeniz’i keşfedin...

Durgun suyu ve korunaklı yapısıyla Ölü bir denize benzeyen lagün, Kumburnu Ulusal Parkı ve Belcekız Plajı size doyamayacağınız doğal bir cennet manzarası içinde tatil olanağı sunuyor.

 


Fethiye’den Ölüdeniz’e çamlar arasından giden yol 14 km. Yokuşlu inişli yolun sonunda birden müthiş bir mavi çıkıverir karşınıza. Burası Belcekız Koyu’dur. Koyun içinden uzanan kumsalı yürüdüğünüzde ise eşsiz Ölüdeniz’i görürsünüz.

''Tanrının Dünyaya bağışladığı Cennet” olarak nitelendirilen Ölüdeniz, 3 km’lik bir kumsala sahiptir. Burada karbeyazından gök mavisine kadar açık ve koyu mavinin, açık ve koyu yeşilin raksettiği bir renk armonisi içinde yüzmenin doyumsuz mutluluğunu tadacaksınız. Yılın on ayı ılık ve durgun suyu ile doğal lagün görünümündeki Ölüdeniz büyülü gibidir, kıpırtısız durur öylece.

Dibinde tek bir yosun bile yoktur, beyaz bir kumla örtülüdür. Suyun ve dibinde kumun kırdığı ışık turkuaz bir renk verir. Ölüdeniz’e Çamların gölgesi düşer ve bu tukuazı daha da zenginleştirir.

 

   Belcekız adı bir efsaneye dayanıyor. Eski çağlarda buralardan geçen gemiler açıkta demirler ve içme suyu almak üzere kıyıya sandalla çıkarlarmış. Bir gün yaşlı bir kaptanın genç, yakışıklı oğlu su almak için koya çıktığında güzel mi güzel Belcekız’ı görmüş. Görür görmez de vurulmuş. 

Bu arada kızın yüreğine de ateş düşmüş. Delikanlı suyu alıp hemen gemiye dönmek zorundaymış. Gemi uzaklaşıp gittiğinde Belcekız hep kıyıyı, sevgilisini kollarmış. Delikanlı da geminin buralardan her geçişinde su almaya gelir, böylece görüşür, sevişirlermiş. 

Bir gün gemi buralardan geçerken fırtına patlamış. Deikanlı babasına burada korunaklı, havuz gibi bir koy olduğunu söylemiş. İhtiyar kurt ise oğlunun gönül macerasını bilmekteymiş. Oğlunun sevgilisini görmek uğruna gemiyi parçalamayı göze aldığını sanmış. 

Dalgalarla birlikte kavga da büyümüş baba oğul arasında. Gemi tam kayalıklara çarpacakken kaptan bir kürek darbesiyle oğlunu denize atmış ve dümene yapışmış ki durumu görümüş. Deniz dönerek çarşaf gibi bir koya girmekteymiş. Oğlan orada ölmüş. Kayaların üzerinde sevdiğini bekleyen Belcekız da kendini kayalardan atıp ölmüş. İşte o gün bu gündür kızın öldüğü yere Belcekız, oğlanın öldüğü yere Ölüdeniz denmiş. Günün ilerleyişine göre rengi değişip duran deniz belki de bir oğlana bir kıza yanmaktadır.Kimbilir...!

 

Babadağ'da Yamaç Paraşütü : Rüyalar diyarı bir doğayı hala koruyan Ölüdeniz’de tatil yapmak sadece plajda veya yüzme havuzu başında uzanmaktan çok daha fazla bir anlam taşıyor artık. Yamaç Paraşütü aktivitesi sayesinde bir doğa harikası olan Ölüdeniz’i 1969 metre yükseklikten yavaş yavaş alçalarak izleyebiliyorsunuz. 

Bu yükseklikten sadece Patara Plajı ve Dalaman’ı değil açık bir günde Rodos’u bile görebiliyorsunuz. 

Yamaç Paraşütü organizasyonu yapan acentalar Ölüdeniz sahilinde bulunabilir. Bir gün önceden ya da sabah rezervasyon yaptırılabiliyor. 

Deneyimli pilotlar eşliğinde yapılan uçuş öncesinde sabah teorik ve pratik eğitim alınıyor. 1700 metre yükseklikteki uçuş noktasına ciplerle gidiliyor. 25 km’lik toprak ve engebeli yol 50 dakika sürüyor.1700 metrede rüzgar yeterli değilse, 1900 metreye çıkılıyor.Tulum ve kasklar takılıyor, Pilota ve paraşüte bağlı harness(oturak)a oturuluyor, pilotun paraşütü çekmesiyle paraşütler şişiyor, birkaç adımlık koşuyla açılıp yükseliyor ve uçuyorsunuz. 

İlk anda müthiş bir heyecan duyuluyor ama kısa süre sonra heyecan yerini Ayanikola adası, Ölüdeniz, Gemile Koyu ve Kumburnu’nun doyumsuz manzarası eşliğinde müthiş bir hazza bırakıyor. 

Yaşadığınız olağanüstü deneyimi ve bu eşsiz manzarayı görüntülemek için yanınıza fotoğraf makinesi ya da video kamera almayı unutmayın. Elbette ayağınızda spor ayakkabı, üzerinizde şort ve t-shirt olması tercih edilir. 

Küçük iniş çıkışlarla, süren yolculuk rüzgara göre yaklaşık 30 dakika sürüyor.Deneyimli pilotlar yamaç paraşütüyle 3500 metre yüksekliğe kadar çıkabiliyor ve havada 5 saat kalabiliyorlar. 

Babadağ ve Ölü deniz, dünyanın her tarafında yamaç paraşütü meraklılarını öylesine çekti ki kendisine, artık bir şampiyonaya, Uluslar arası Hava Oyunları’na da ev sahipliği yapıyor Ölü deniz. 

Yamaç paraşütü eğitim ve uçuş hizmeti veren işletmelerin Turizm Bakanlığı’ndan Turizm Amaçlı Sportif Faaliyet Belgesi’ne sahip olması zorunlu. Tüm pilotlar da uçuş sertifikasına sahip deneyimli pilotlar olması gerekiyor. Bugüne kadar onbinlerce kişi uçtu pilotlarla birlikte...! 



 

ÇALIŞ PLAJI

 

Çalış Plajı ;  Kent merkezine 5 km. mesafede, Şövalye Adası karşısındadır. 4 km’lik kumsal boyunca oteller, pansiyonlar, kampingler ve lokantalar bulunmaktadır. Yeryüzünde gün batımının en güzel izlendiği yerlerden biri olarak nitelendirilen Çalış Plajı, su sporlarına elverişli denizinin yanında, “Caretta caretta” adıyla bilinen deniz kaplumbağası türünün kuluçka alanlarından biri olması dolayısı ile de ilçe turizminin en gözde yerlerinden biridir.

Çalış plajına Fethiye’den 10 dakika ara ile kalkan dolmuşlar ile kısa sürede ulaşabilirsiniz.

Plaj iki bölüme ayrıliyor. Çalış ve Koca Çalış plajı.... Kocaçalış plajı çakıllı bir sahil yapısına sahip ve daha çok piknik için kullanılıyor. Çalış plajı ise İnce kumlu bir sahil yapısına sahip olup burada şezlong, şemsiye gibi ihtiyaçlarınızı kolaylıkla kiralayabilirsiniz.

Çalış plajını popüler bir yer yapan nedenlerden birisi de gün batımıdır.Buradan dünyanın en güzel gün batımını izlemeniz mümkün. Akşamüstü sahilde yer alan restoranlardan bu muhteşem anı yakalayabilirsiniz..>>>


Çalış plajı açık denize bakıyor bu yüzden sörf için çok ideal yerlerden birisi. Dalgalarla yaşanan bu heyecan dolu spor için  oldukça ideal.

Plaj çevresinde konaklama için birçok alternatif var. Daha çok 2-3 yıldızlı oteller, apart otel ve villalar bulunmakta.

Plaj dalgalı fakat sahil oldukça temiz. Denize girmeniz için Fethiye’de tercih edeceğiniz plajlardan birisi.Gece hayatı oldukça hareketli Çalış plajında. Her tarza göre bar, disko bulmanız mümkün. Gece hayatından vazgeçemeyenler için çok farklı konseptte eğlence mekânları var; sahilde beach barlardan iç kesimlerde yer alan gece kulüplerine kadar.

1. ve 2. Karagözler plajları :  Fethiye’nin içinde sayılır. Rüzgarlı havalarda bile dalgalı olmayan denizi yüzmek için çok uygun. Plajda belediyeye ait Kayıkhane tesisleri her türlü su sporuna olanak tanıyor. Son yıllarda kürek sporu ilgi görmeye başladı Fethiye’de. Karagözler’de her yıl 9-10 Şubat tarihlerinde Akdeniz Kupasi Kürek Yarışları yapılıyor.

 

                 

VADİ - KANYON

ve

KOYLAR - ADALAR

Kelebekler Vadisi: Ölüdeniz’den 5-7 km. uzaklıkta, etrafı ortalama 350 m. yükseklikte dağlarla çevrili bu ilginç kanyon, adını Temmuz-Eylül ayları arasında görülen “Jarsey Tiger” adlı kelebeklerden almıştır. Yaz kış akan küçük şelale, geniş kumsal, tertemiz deniz, pırıl pırıl çakıl taşları ve çevreyi süsleyen pembe zakkum çiçekleri ile küçük bir yeryüzü cenneti olan koya ulaşım, Ölüdeniz’den teknelerle sağlanmaktadır. Dünya gezginlerinin buluşma yeri olan vadide çadırlı kamp alanı, restoran, bar, ruf, duş, kabin vb. olanaklar sunulmaktadır.

(daha fazla blgi için bakınız>>

http://seyirrehberi.com/tatil-yerleri.aspx?tatil-yeri=fethiye&sayfa=faydalibilgiler   )

 

Kabak Koyu : Kelebekler Vadisi’nin 4 kilometre güneyinde yer alan Kabak Koyu birinci derecede sit alanı olup birçok endemik bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapan doğa harikası bir yer. Çadır, bungalov veya ağaç evlerde ekolojik bir yaşam sürebileceğiniz Kabak Koyu’nun kusursuz plajında denize girebilir, dünyanın ender yerlerinde rastlayabileceğiniz dolunay gecelerine şahit olabilirsiniz.

    
 
Kabak Koyu, Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı küçücük bir yerleşim yeri.  Taş binalardan çok kamp alanları yer alıyor burada. Kabak Koyu otelleri derseniz, sizi denizden uzağa gönderirler. Çünkü burada  doğal hayatı korumak için,  bina yapmak yerine kamp alanları kurulmuş.
 
 

Eğer doğayı seviyorsanız, çadırınızı kapıp buraya gelip konaklayabilirsiniz. Çadırı olmayanlar da unutulmamış tabi. Kabak Koyu'nda birçok kamp alanı var. Üstelik duş ve tuvaletleri de mevcut...

Kabak Koyu otelleri, daha çok bungalovlardan oluşuyor. Ağaç evlerde, asma katta bulunan yataklarda yatıyor, sahildeki ağaçlara kurulu hamaklarda sallanıyorsunuz. Doğada egzoz kokusu olmadan, mavinin ve yeşilin içinde vücudunuzun dinlediğini hissediyorsunuz.

 

Kabak Koyu otellerinin sakın konfordan uzak olduğunu düşünmeyin. Çünkü her şey sizin dinlenmeniz için yapılmış, modern eşyalardan oluşuyor. Yapay ve sağlığa zararlı hiçbirşey yok...

Dünyanın en iyi trekking parkurlarından biri olan, 513 km uzunluğundaki Lycia Yolu, Kabak Koyu 'ndan geçiyor...

                                                       

 Fethiye’den başlayarak Antalya’ya kadar uzanan ve tarihte Likya olarak adlandırılan Teke yarımadasındaki patikalardan bir kısmının işaretlenip haritalanması ile oluşturulmuş yürüyüş rotası. 1992 yılında çalışmalarına başlanılan Likya yolu 1999 yılında Kate Clow tarafından hizmete açılmıştır.

Çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösterilir. Parkur üzerinde yer alan Gelidonya Feneri manzarası 2007 yılında Türkiye'nin en güzel manzarası seçilmiştir. Ayrıca dünya üzerinde bir geminin tamamının çıkarılabildiği ilk su altı kazısı bu bölgeden görülebilen Amerikan Koyu'nda yapılmıştır.

Parkur üzerindeki yerleşim birimlerinde konaklama olanağı mevcuttur. Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşlar ve gönüllüler tarafından bakımı yapılmaktadır.

Likya Yolu’nun birinci bölümünde Faralya (Uzunyurt) Köyü, Dodurga Köyü, Sdyma, Pınara - Letoon- Xanthos kentleri ve incecik kumlarıyla eski bir liman bölgesi olan Patara yer alır. İkinci bölümünde Antiphellos, Apollonia, Simena, Myra, Limyra,Rhodiapolis,Gagai,Melanippe,Gelidonia,Edrassa Olympos,Chimaera ve Phaselis bulunur.

( Kabakkoyu ile ilgili daha fazla bilgi için >> bakınız >>>

Saklıkent:  Fethiye’ye 50 km. mesafede, Muğla – Antalya il sınırını teşkil eden Karaçay Deresi kenarında, uzunluğu 18 km., yüksekliği yer yer 600 m’yi bulan muhteşem bir kanyon içine gizlenmiş eşsiz bir doğa harikasıdır. Dimdik sarp kayalıkları, çınar ağaçları, pırıl pırıl akan coşkulu kaynak suları ile doğa tutkunları için dağcılık, yürüyüş, yüzme olanakları sunan eşsiz bir turizm merkezidir.

( daha fazla bilgi için bakınız >>>

http://seyirrehberi.com/tatil-yerleri.aspx?tatil-yeri=fethiye&sayfa=faydalibilgiler )

 

 

Yakapark: İnsan emeği ve yaratıcılığı ile doğanın engin zenginliğinin birlikte oluşturduğu, su sesi ve kuş sesinin gizeminde unutulmaz anların yaşanacağı bu eşsiz dinlenme yerine Yaka köyünden 2 km’lik bir yolla ulaşmak mümkündür.

( daha fazla bilgi için bakınız >>>

http://seyirrehberi.com/tatil-yerleri.aspx?tatil-yeri=fethiye&sayfa=faydalibilgiler )

ADALAR :

 

Birbirinden güzel sayısız koylarla süslü Kapıdağı Yarımadası ve adalardan oluşan, balıkçıların “Karanlık İçi” olarak tanımladıkları bölge mavi yolculukların vazgeçilmez uğrak yerlerinden biridir. Fethiye ve Göcekten düzenlenen günübirlik turlarla da ulaşılabilen Yassıca Adalar, Hamam Koyu, Kurşunlu Koyu, Yavansu, Bedri Rahmi Koyu, Tersane Adası, Göbün Koyu, Boynuzbükü, Göcek Adası, Domuz Adası, Zeytin Adası, Kızıl Ada yörede “12 Adalar” olarak da anılmaktadır.

Kızılada: Gün batımında kıyılarındaki kum ve çakılların kızılımsı renk alması nedeniyle bu ad verilmiş. Adada deniz fenerinden başka bir yapı yok. Doğu kıyısı dalgalara kapalı olduğundan demir atmak ve yüzmek için uygun. 

Deliktaş adasi: Kızılada’nın kuzeybatısındaki irili ufaklı adalar. Dalış yapmak isteyenler bu adaları tercih ediyor en çok. 

Yassıca Adalar: Yassıcalar denilen bu adaların tek tek adları bile yok. Öyle küçücük adalar ki, birileri çıkıp da ad vermemiş. Hepsine birden Yassıcalar denilip geçilmiş. Adalarda hiç bir tesis yok. Büyükçe olanının denize uzanan kumsallı burnunun ucunda küçücük bir havuzcuk oluşuyor. Minik bebekler için özel olarak yapılmış gibi. Burada adalar arasında yüzme macerasını da korkmadan deneyebilirsiniz. En kısa ara hepi topu 12 metre iki adanın arasında. Yarım saat kadar yüzebiliyorsanız dört adayı dolaşabilirsiniz. Dilerseniz adalara çıkıp yürüyebilirsiniz. Yalnız yanınızda spor ayakkabı bulundurmayı unutmayın. 

Zeytin Ada: Yassıcaların güney ucunda.Özel mülk olan tek ada. Osmanlı dönemine ait bir zeytin sıkma atölyesi de var. 

Tersane Adası: Körfezdeki adaların en büyüğü. Mübadele sonrasında boşaltılmış eski Rum yerleşiminin kalıntıları yer alıyor adada. Adanın adını aldığı bir tersane ve gözetleme kulesinin kalıntısı karşınıza çıkacak ada gezisinde. Denizcilerin yaz ve kış koyları adını verdikleri iki koy, mavi yolculuk ve günübirlik gezi teknelerinin uğrak yeridir. 

Domuz Adası: Prens adası da deniyor. Bir zamanlar adada bol yaban domuzu bulunurmuş. Adanın rüzgara kapalı olan limanına tekneler rahatlıkla yanaşıyor ve demirliyor. 

 

Kleopatra hamamı: Mavi yolculuk ve günübirlik tekne turlarının uğramadan geçmediği koy. Mavi yolculuk tekneleri ve yatlar gecelemeyi çok seviyor. Günübirlik tekneler ise genellikle yemek molasını bu koyda veriyor. İskelenin hemen yanı başında, bir bölümü sular altında kalmış Bizans manastırı kalıntılarını göreceksiniz. Tekneden çıkıp kıyı boyunca ve orman içinde keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Kıyıda yatlara hizmet veren çardak lokantalar var. 

Kendinize güveniyorsanız Kleopatra hamamı koyu ya da Yavansu’dan tepeye doğru yaklaşık yarım saatlik bir yürüyüşle antik kent Lydae’ye de çıkabilirsiniz. 

Taşyaka koyu :Tersane adasının kuzeybatısında yer alan , ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bir kaya üzerine yaptığı balık resmi nedeniyle Bedri Rahmi Koyu diye de anılıyor. Koyda salaş lokantalar ve yatların yanaşması için ahşap iskeleler bulunuyor.

Göbün Koyu: Domuz adasının güneyinde, girişi epeyce dar, çevresi çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı uzunca bir koydur. Koyun uç noktasında karaya çıkanlar, kaya mezarları ve antik kalıntılarla karşılaşacaklar. Günübirlik tekne turlarında olmasa da kimi Mavi Yolculuk teknelerinin ve yatların demirlemek için sevdiği koylardan biridir. 

Oyuktepe Koyları:  İlçedeki iki büyük tatil köyünün de yer aldığı yarım adadaki Mempaşa, Küçük Samanlık, Boncuklu, Kuleli, Aksazlar, Akvaryum, Turunç Pınarı gibi doğal koylar, özellikle yöre halkının sıkça gittiği günübirlik mesire yerleridir.

Katrancı Koyu:  Fethiye’ye 17 km. uzaklıkta Muğla – Fethiye karayolu üzerindedir. Denize kadar uzanan sık çam ağaçları ile kaplı koy, mavi ve yeşilin en güzel uyumunu sergiler. Koyda orman içi dinlenme alanı olup, duş, WC, kabin, içme suyu, büfe, kameriye, otopark gibi hizmetler mevcuttur. İdeal bir çadırlı kamping ve mesire yeridir.

Kızlar koyu : Kalabalıktan sıkılanlar, Katrancı’nın kıyısındaki patika yolu izleyip tepeyi aştıklarında bu koya çıkarlar. Üç tarafı çamlarla kaplı bu koy daha sakindir. Tepedeki çardak lokanta-bar, koyu ayaklar altına alan manzarasıyla ilgi görmektedir.

Günlük (Küçük Kargı): Fethiye’ye 18 km. uzaklıkta, Muğla karayolu üzerinde bulunan koy dünyada eşine az rastlanan, güzel kokulu ve sık “günlük ağaçları”yla bezenmiştir. Pek çok hastalığın (kaşıntı, astım, bronşit, ülser ve mide rahatsızlıkları) tedavisinde ve parfümeri sanayiinde kullanılan sığla yağı, günlük ağacın salgısıdır.

Gemile koyu ve plajı : Korunaklı oluşu, çam ve zeytin ağaçlarıyla çevrili güzel kumsalıyla sadece gezi teknelerinin değil karayoluyla Fethiye-Hisarönü-Kayaköy üzerinden gelen piknikçilerin de akınına uğruyor yaz aylarında. Koyun Kayaköy’e uzaklığı 6 km. Kayaköy’den buraya sıkı bir yürüyüşle de ulaşılabiliyor. Bir trekking parkurunun durak noktalarından aynı zamanda.

Koyun hemen karşısı ise Gemile Adası.Gemile’nin çevresinde başka gezi noktaları da var. Beştaşlar, içinde tatlı su kaynağı bulunan Soğuksu, Kısık koyu ve mağarası ile Kısık Koyu’nun batısındaki Afkule çevre gezilerinin vazgeçilmez durak noktaları.

Kabak koyu :  (yukarıda koylar bölümünde tanıtıldı)

(ayrıca daha fazla bilgi için bakınız >>>

http://seyirrehberi.com/tatil-yerleri.aspx?tatil-yeri=fethiye&sayfa=faydalibilgiler )

 

Hisarönü – Ovacık: Ölüdeniz beldesinde bulunan bu iki tipik Türk köyü, son yıllarda turizm potansiyellerini yoğun konaklama, alışveriş ve eğlence merkezi haline dönüştürebilmişlerdir. Ölüdeniz, Babadağ, Kaya köyü gibi çekim alanlarına da yakın olan bu iki köy, günümüzde özellikle yabancı turistlerin büyük ilgisini çekmektedir.

Son yıllarda Fethiye’nin gözde turizm merkezi haline gelen Hisarönü ve Ovacık çam ormanları arasında şirin beldelerdir. 

Ovacık şehir merkezine 6 km. uzaklıkta. Ölüdeniz’e uzaklığı ise 5 km. Belde çok sayıda yeni otel ve tatil köyü ile turistik bir merkeze dönüştü. Ölüdeniz ve Fethiye arasında olması, istendiğinde 10 dakikada Ölüdeniz’e ve Fethiye’ye inilebilmesi, şehir kalabalığından uzak konaklamak isteyenler için ideal bir mekan haline getirdi. 

Hisarönü’ne ise Ovacık’ın hemen bitiminden sağa ayrılan yolla ulaşılıyor. Çok sayıda irili ufaklı otel, pansiyon ve tatil köyü hizmet veriyor. Fiyatları da makul. Buradan Ölüdeniz ve Belcekız koyları da yakın, isterseniz denize oralara gidebilirsiniz. Ovacık ve Hisarönü’ne Fethiye’den minibüsler düzenli çalışıyor. 

KOYLARDAN GÖRÜNTÜLER

 

                  

                            

ÇEVRE KOY VE ADALARA TEKNE GEZİSİ 

Fethiye Körfezi’nin batı ve kuzeybatı yönünde sıralanmış adalara iskeleden motor turları düzenlenir. Tekneler sabah saat 10-11 arası kalkar ve akşam üzeri dönerler.

Günübirlik tekne gezilerinin en popüler iki güzergahından biri Göcek tarafındaki 12 Adalar'a , diğeri ise Ölüdeniz tarafınadır. Her iki gezinin ilk ya da son durağı, Fethiye girişindeki Şövalye adasıdır. 

Rüzgarlı havalarda Ölüdeniz yönüne yapılan tekne gezileri biraz sarsabilir katılanları. Ama her iki güzergah da Türkiye’de yapılan mavi yolculuğun belki de en güzel koy ve adalarını içerir. 

12 Adalar turunda, Kızılada, Delikli Adalar, Yassıca Adalar, Tersane Adası, Domuz Adası ve diğerlerine uğranır. Kleopatra Hamamı’nda mola verilir. Bedri Rahmi Koyu, Göbün koyu da ziyaret edilir. Son durak Fethiye çıkışındaki ada olan Şövalye adasıdır. 

Şövalye Adası: Fethiye Körfezi’nin ağzında, körfezi koruyormuş gibi yerleşmiş adadır Şovalye Adası. Rodos Şovalyelerinin kullandığı adada bugün de yerleşim vardır. Yazlıklar, motel ve cafe bulunan ada, 12 Adalar’a düzenlenen turların dönüşünde son mola yeridir. İskeleden adaya sürekli dolmuş motorları da gidip gelmektedir.

 

                            

                                             TARİHİ MEKANLAR       

Antik Kentler

Gemiler Adası (St.Nicolas) : Ölüdeniz ya da Gemiler Koyu'ndan teknelerle ulaşılan ada üzerinde  M.S. 5 -11. yy.lar arası yapılmış Bizans dönemine ait kilise, şapel, sivil yapı kalıntıları bulunmaktadır. Hıristiyanlığın ilk yayılma merkezlerinden biri olması nedeni ile önem taşımaktadır. St. Nicolas olarak da bilinen ada, Mavi Tur teknelerinin uğrak yeridir.

Bu adadaki en ilginç kalıntı iki kiliseyi birbirine bağlayan tüneldir. 500 metrelik tünelin bazı kısımları yıkık durumda. Tünel içindeki merdivenlerin aralarında 17 durak var. Bunlar İsa’nın çarmıha gerilmeye götürülürken 17 defa dinlenmesini temsil etmektedir.

Deniz kıyısında sarnıç kalıntıları da bulunmaktadır. Adada meydana gelen depremler sonucu kıyıdaki kalıntıların bir bölümü sular altında kalmış. Batık kalıntılar iki metre derinlikte izlenebiliyor. 

 

Araxa: Fethiye'ye 40 km. uzaklıkta Antik Xanthos Çayının çıktığı yerde kurulmuştur. Bu olağan üstü su kaynağı mitolojik öykülere konu olmuştur. Bugün Ören Köyü sınırları içerisinde kalan kentten günümüze sur kalıntıları, hamam ve Bizans dönemine ait su yolu kalmıştır.

 

Tlos: Fethiye'ye 45 km. uzaklıktadır. Likya Federe Birliğinin 6 büyük kentinden biri ve birliğin ''spor merkezi'' dir. Uçan kanatlı atı Pegasus ile ünlenen Mitolojik kahraman Bellaforonte'nin yaşadığı kent olarak bilinir. Likya bölgesindeki en eski kent olduğu ve kuruluşunun İ.Ö. 2000'lerden önceye dayandığı arkeoloji kazıları ile tespit edilmiştir. Kent akropolünün doğal kayası üzerinde oluşturulan mezarlığı, Likya'nın en güzel ev tipi mezarları ile süslenmiştir. Nekropoldeki İ.Ö. yy.a tarihlenen kral tipi mezarın ise Bellaforonte'ye adandığı bilinir.

Letoon: Fethiye'ye 55 km. uzaklıkta, Likya Federe Birliğinin dinsel merkezidir. Tanrıça Leto,Tanrıça Artemis ve Tanrıça Apollon'a adanmış 3 tapınağı ile ünlüdür. Arkeoloji kazıları 1962 yılından bu yana sürdürülen Letoon'da bölgenin erken Hıristiyanlık dönemine ilişkin kiliseleri de ortaya çıkartılmıştır.

 

 

Pinara: Akdağ'ın eteklerinde Fethiye'ye 55 km uzaklıktadır. Likya'nın en büyük kentlerinden biridir. Bölgedeki ilk güzellik yarışmasının yapıldığı kent olarak bilinir ve tanrıça Afrodit'e adanan ilginç mimari özellikteki tapınağı ile önem kazanmıştır. Yüzlerce ''güvercin yuvası'' biçiminde hazırlanmış halk tipi mezarları Nekropolis'ini benzersiz kılar.

 

Cadianda: Fethiye'den 25 km. uzaklıktaki Üzümlü sınırlarındadır. Likya Federe Birliğine en son katılan kent olarak bilinir. İlginç fizik yapısı içinde kurulan kent doğal nedenlerle oldukça yıpranmıştır. Fethiye Müzesince gerçekleştirilen kazılar sonrası ortaya çıkan Tiyatrosu, Agorası,Stadyum-Hamam kompleksi ve anıt mezarları ile son yıllarda bölgenin ilgi odağı haline gelmiştir.

Kayaköy:

Kuruluşu kesin olarak bilinmeyen ve depremler sonucu birkaç ev tipi mezarı dışında bütünüyle yok olan antik Karmillassos'un üzerinde 14. yy. dan başlayarak kurulmuş bir Rum yerleşimidir. Yaşamı boyunca çevresindeki beş Türk köyünün halkı ile bütünleşen ve dostluk, kardeşlik, barış kavramları üzerinde insanlık dersleri veren Kaya köy bölgemizin gurur kaynaklarından biridir. 1922 yılında Türk ve Yunan hükümetleri arasında imzalanan bir ''nüfus değişimi'' anlaşması uyarınca, Kaya köyün Rum ahalisi ile Batı Trakya'da yaşayan Türk ahali karşılıklı olarak yer değiştirmiş.

Hisarönü Köyü’nü geçip çamlar arasından 5 km. daha ilerlerseniz bu "hayal-köy" ' ü yani KAYAKÖY' ü göreceksiniz. Yamaca doğru biri diğerinin önünü kapatmayacak şekilde saygıyla dizilmiş 3500’e yakın evden oluşan bu köy eski bir Rum yerleşkesi. Anadolu Rumları iyi tarımcı olduklarından ekilir dikilir araziye ev kurmazlarmış. Evler çevredeki kayalık, taşlık alanlara kurulurmuş. Kayaköy 'de bu anlayışa uygun kurulmuş. Köyde 1922’ye kadar 25 bin kişi yaşıyormuş. İstiklal Savaşı’ndan sonraki "Mübadele"de köyün Rum sakinleri Yunanistan’a göçmüşler. Buraya da BatıTrakya’dan Türk göçmenler yerleştirilmiş.Türkler düz araziye yerleşerek eski yerleşim alanını terketmişler.  



Şimdi düzlükte 2000 kişilik bir yerleşik nüfus var, eski evler de kapısız, penceresiz bir yalnızlık içinde bekliyor. Evler bütünüyle koruma altına alınmış ama bu işin epeyce geç kalındığı hemen farkediliyor. Eski adı Levissi olan köyde iki kilise, 14 şapel ( küçük kilise ) var.. Taksiyarhis ve Katopanayi kiliseleri çok harap durumda. İkincisinin ahşap kapısı Fethiye Müzesi'nde. Panagia Pirgiotis Kilisesi (Aşağı kilise) ise iyi durumda. Freskleri ile ilgi çekici bu kilise görülmeye değer tarihi bir yapıt. 

1990'da Rodos'lu papaz ile Fethiye'li imam Ali Meryem Ana Kilisesi'nde barış ve dostluk için dua
etmişler.Mübadele'den önce kız ve erkek ilkokulları, doktor ve eczaneleri, çok sayıda dükkanı ile çok canlı bir yerleşimmiş. Gazete bile yayınlanırmış. 

Taş döşemeli yolu izleyip tepedeki şapele ulaşınca Soğuksu Koyu'nu panoramik olarak görüyorsunuz. Hava çok sıcak da olsa burası her zaman serin bir esintiyle ferahlık veriyor. 

Eski köydeki bir evi lokanta haline getirmişler, adı Dibektaş Restaurant. Diğer lokanta ise Poseidon. Tam bir aile işletmesi. Yemek yiyebilir, çay-kahve veya alkollü bir şeyler içebilirsiniz. Köylü kadınlar evlerinin önünde hamur tahtasının başında gözleme açıyorlar. Gözlemeler esmer undan, ıspanak, peynir, maydanoz ve çevreden topladıkları çeşitli otlarla yapılıyor, lezzetli ve doyurucu. Çay ve ayran da var. 

Kayaköy’ün esintisi eksik olmuyor ve bu nedenle sivrisinek bulunmuyor. 

Eski köyün yanından çıkan bir ara yolu yürüyerek Ölüdeniz’e çıkabilirsiniz. Yol 5 km. ve çamlar arasında yürüyorsunuz. 

Batı yönüne (Gemile yönü ) doğru 3 km. kadar ileride, denizden 400 metre yükseklikte, denize uçurumla inen bir tepede bir manastır kalıntısı bulunmakta. Ayios Elefterios adlı bir keşiş tarafından 10 metrelik bir alanda kayaya oyularak yapıldığı ve ömür boyu çile çektiği rivayet olunan manastır, köylüler arasında Afkule olarak biliniyor. Müthiş bir deniz manzarası var. İblis Burnu, Kurdoğlu burnu, hava uygunsa uzaklarda Rodos Adası bile görülebiliyor Afkule’den. ⇒

 

 

Kayaköy yakınlarında denize girmek için en yakın yer Soğuksu Koyu. Aşağı Kilise'nin önünden tepeye yürüyüp patikadan aşağı ineceksiniz. Yarım saatte yürünüyor. 
 

Telmessos Antik Tiyatrosu: Antik kaynaklar Telmessos'da büyük bir tiyatronun olduğundan bahsetmekteydi. 1993 yılında Fethiye Müze Müdürlüğü başkanlığında yapılan sondaj kazılarında erozyonla dolmuş olan 3-4 metrelik toprak tabakası altında tiyatronun oturma sıraları bulunmuştur. 1995 yılına kadar sürdürülen çalışmalar sonucu tiyatrodan kalabilen tüm kalıntılar bugün gün ışığına çıkartılmıştır. Erken Roma döneminde inşa edilen, M.S. 2.yüzyılda onarım geçiren tiyatronun 5000 kişi kapasiteli olduğu ve Bizans döneminde arena olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Şimdiki haliyle 1500 kişinin kullanımına cevap veren Telmessos Tiyatrosu'nun onarımı için röleve projesi tamamlanmıştır.

Camiler

Cezayirli Cami: Cami, 1791 yılında Cezayirli Hasan Paşa tarafından yapılmıştır. Hasan Paşa ayrıca Kemer Köprüsü, Yayla yolundaki Paşa Hanı, Yaka köyündeki su kemerleri gibi birçok yapıtı Fethiye'ye kazandırmıştır.

Hanlar

Fethiye'nin başlıca hanları; Ilıca Hanı (Üzümlü yolu üstünde), İncir Hanı, Karatoprak Hanı (İnbecik yolunda), Kemer-Seki yolunda Paşa Hanı, Daydur Hanı ve Naldöken Hanlarıdır.

Kaya Mezarı

Likya Kaya Mezarları: Şehir içinde Likya döneminden kalma M.Ö. 4.yy. eserleri dikkati çeker. Bunlar, şehrin simgesi haline gelen doğal kayaya oyulmuş mezarlardır. Çok sayıda düzgün basamaklarla mezarların en güzel ve en görkemlisi olan Amintas'a ulaşılır. Bu mezar aşağıdaki düzlükten de kolaylıkla görülür ve yaklaştıkça, büyüklüğü karşısında duyulan hayranlık artar. Soldaki sütunun orta kısmında, M.Ö. 4. yy. alfabesi ile ''herpamiasoğlu amintas'' yazılıdır. Bu kişinin kimliği tam olarak bilinmemektedir. İlçede görülmeye değer pek çok lahit mezar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi Likya dönemine ait olanıdır. Deniz içerisinde yükselen mezarın ilginç bir görünümü vardır. İki katlı ön yüzünde dörtgen, ahşap kirişleri andıran oymalar ve gotik stili kemerli bir kapağı bulunmaktadır. Kapağın her iki yanı savaşları resmeden fresklerle bezenmiş olup, bunların kişinin yaşamı ile ilgili olduğu sanılmaktadır.

                                                                           

Kaleler

Fethiye Kalesi: Şehrin güneyinde yükselen kalenin, Aziz John'un şövalyelerine ait olduğu sanılmaktadır. Duvarlara oyulmuş birkaç yazı, tarihi belirsiz bir sarnıç dışında, tepenin doğu yüzünde küçük ve basit iki kaya mezarı bulunmaktadır.

Pydnai Kalesi Muğla Fethiye ilçesinde, Karadere Köyü’nün 3 km. güneyinde bulunan bu kale Özlem Çayı’nın denize döküldüğü yerin batısındaki antik Pydnai antik kentine ait bir kaledir.
Kale muntazam kesme taştan yapılmış olup, içerisinde Bizans döneminde de kullanılan kilise ve sarnıçlar bulunmaktadır. Kalenin sur duvarları günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir

Fethiye Kent Müzesi

 

Muğla ili Fethiye ilçesinde bulunan Fethiye’de eserlerin toplanmasına ilk defa 1962 yılında dönemin Kaymakamı Recep Ceylan’ın çabaları ile başlanmış, çevredeki eserler belediye binasının altında depolanmış, bazılarından da bir açık hava müzesi meydana getirilmiştir. Bundan sonra Fethiye’deki yeni müze binasının yapımına 1976 yılında başlanmış ve müze 1982 yılında tamamlanmıştır. Eserlerin teşhir ve tanziminin yapılmasından sonra 1987 yılında müze ziyarete açılmıştır.

Müzede sergilenen eserlerin büyük çoğunluğu Fethiye ve çevresinden derlenmiştir. Ayrıca kaçak kazılarda ele geçirilen ve satın alma yoluyla da müzedeki koleksiyonlar zenginleştirilmiştir.

 

Müze arkeoloji ve etnografya bölümlerinden meydana gelmiştir.

Arkeoloji bölümünde sergilenen eserlerin büyük çoğunluğu pişmiş topraktan yapılmış çanak çömlek ve figürinlerden oluşmuştur. M.Ö 3000’den Bizans çağının sonuna kadar, XV.yüzyıla tarihlenen eserleri arasında Likçe dilinin çözümünde büyük katkısı olan Tringual stelidir. Üç ayrı dilde, Likya dilinde, Aramice ve Grekçe yazılı olan bu stelin yanı sıra Fethiye’de Antik Çağa ait Artemis mabedi olduğunu gösteren “Kumrulu Genç Kız Heykeli” de müzenin en önemli eserlerinin başında gelmektedir.

Müzenin etnoğrafya bölümünde yöreye özgü düz dokumalar ve işleme örnekleri bulunmaktadır. Bunların arasında kaftanlar, üç etekler, gümüş takılar ve ahşap dastar tezgâhı da dikkati çekmektedir. Etnoğrafya bölümünün en önemli eserlerinin başında Fethiye’deki Üzümlü Dastarı’nın dokunduğu, çalışır durumdaki tezgâhtır.

Müze bahçesinde yöredeki kazılarda bulunmuş büyük ölçüdeki taş eserler, Psidia tipi lahitler, heykeller, steller ve Likya kültünde önemli bir yeri olan “Izraza Anıtı” sergilenmektedir

  

Müze Pazartesi dışında her gün 08.00-17.00 saatleri arası açık. 

LAHİT / MEZAR

Fethiye merkezinde yapacağınız geziniz sırasında görebileceğiniz en eski eserlerden biri, postane yanındaki Hükümet Konağı bahçesinde yer alan ve üzerindeki savaşçı kabartmalarıyla dikkat çeken lahit. M.Ö.4 yy'a tarihlenen bu lahit türünün bilinen en büyük örneği.

 

 

Sportif Etkinlikler

Yamaç Paraşütü: Fethiye'de 6 Seyahat Acentesi tarafından, 1975 metre yükseklikteki Babadağı'n doruklarından gerçekleştirilen yamaç paraşütüne ilgi, tüm dünyada bir çığ gibi büyümektedir. Termik noktalarının zengin ve yaygın olması, atlayıştan sonra, daha da yükselerek deniz üzerinde uçabilme özelliği, çevredeki bitki örtüsünün zenginliği, doyumsuz güzellikteki Ölüdeniz manzarası, denize sıfır inen tatlı bir eğim ve daha pek çok nedenle Babadağ, rakipsiz bir yamaç paraşütü merkezi konumundadır.

Rafting ve Diving (Dalış):

Seyahat Acentaları tarafından Eşen çayı ve Dalaman Çaylarında rafting ve kano hizmeti verilmektedir. Ayni zamanda

  

Kano Turları: Kano Turları 

                                                 

                      

                                                                        GÖCEK

                                                                                                                                               daha geniş bilgi için bakınız >>>>   

http://www.seyirrehberi.com/yonetim/_duzenle.aspx?b_id=20&tatilbeldesi=gocek



Göcek geçmişten beri birbirinden güzel koyları, adaları ile Akdeniz'in önemli yerlerinden birisidir. Günümüzde ise Türkiye’nin en önde gelen turizm merkezlerinden birisi olmuştur. Özellikle yat turizmi açısından çok gelişmiş ve adını Dünya’ya duyurmuştur.

gocek1 300x225 GÖCEK   1.gün GÖCEK

Dünyanın ve Türkiye’nin "top sosyete"sinin buluşma noktasıdır Göcek koyları ve adaları. Birbirinden lüks tekneler çevrede boy gösterirler. 

Küçüklü büyüklü koyları ile seyahat halinde olan yatların sığınmak için kullandığı bu güzel beldemiz, geçmişten günümüze ayni popülerliğini korumakta hatta daha da gelişmektedir.

gocek kekova gocek 11 300x245 GÖCEK   1.gün GÖCEK

Geçmişte bir çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan Göcek'de,özellikle tarihi kalıntılara bakılırsa uzun bir süre Likyalılar yasamış.Turizmin Göcek’e gelmesiyle koylarda özellikle yat turizmine yönelik ciddi çalışmalar yapılmış ve bugünümüzdeki GÖCEK ülkemizin en önemli Yat turizmi merkezi haline getirilmiş.

Turizmden hakettiği payını alan ''Göcek Limanı'' da modern bir Turizm merkezi olarak adını duyurmaya  başlamıştır.

Göcek’te turizm hemen tümüyle marina çevresinde yaşanıyor dense yeridir. Lokantalar ve alışveriş mağazaları hep iskele çevresinde sıralanıyor. 

Yeni yapılan dolgu sahil bandı, düne kadar var olan salaş görüntüyü ortadan kaldırdı. Yürüyüş yolu, oturma grupları ve çevre düzenlemesiyle Göcek’liler ve yerli-yabancı turistler denizle barışmış oldular. 

Göcek geçmişte olduğu gibi günümüzde de  ekonomik olarak Fethiye’ye bağlı. Her 15 dakikada bir kalkan dolmuşlar ile 20-25 dakikalık bir yolculuk yaparak Fethiye’ye ulaşmak mümkün.

.

GÖCEK'İN PLAJ VE KOYLARI

Günlüklü koyu

Gunluklu-Koyu-Gocek

The Bay Beach Club, Dalaman

Fethiye-Gunluklu-Koyu

Adını dünyaca ünlü meşhur "Günlük Ağaçları"ndan alan Günlüklü Koyu, yazın sıcağından bunalan herkes için bir kaçış noktası. Yakın çevreden gelenlerin piknik amaçlı da kullandıkları Günlüklü Koyu içerisinde çadır kurarak kamp yapma imkanı da bulunuyor.

Günlüklü koyu, Göcek merkeze 12 km mesafede. Tam olarak yeri; Fethiye Göcek karayolu'nun 17. km'sinden 1 km kadar içeride. Buraya ister karadan ulaşım sağlayabilir, isterseniz de günübirlik tekneler ile gelebilirsiniz.

Günlüklü Koyu'nda plaj girişi ücretli fakat mutlaka görülmesi gereken bir yer burası. Dünyaca ünlü Günlük Ağaçlarının burada yer alması sebebiyle koy koruma altında. Çünkü bu ağaçlar Türkiye'de sadece bu bölgede bulunuyor.

Günlük Ağaçları

Günlüklü Sığla Ağaçları

Günlüklü Koyu çevresinde konaklama isteyenler için koyun hemen yakınında 5 yıldızlı bir tesis bulunuyor. Koyun doğal şartlarına uygun olarak hazırlanmış bu tesiste huzurlu ve keyifli bir  Fethiye tatili geçirebilirsiniz.

Katrancı Koyu

Göcek merkeze 14 km mesafede bulunan Katrancı Koyu, çam ormanları içerisinde, kızılçam, okaliptüs ağaçları ve Kıbrıs akasyalarının da görüldüğü muhteşem güzellikte bir koy. Fethiye - Göcek karayolunun 15. km'sinde yer alan Katrancı Koyu, ana yoldan yaklaşık olarak 700 - 800 metre içeride yer aliyor.

Sakin ve huzurlu bir tatil geçirmek isteyenler için ideal bir yer olan Katrancı Koyu'nda karavan turizminin yaygın olarak görülmesi sayesinde ilginç bir deneyim yaşayabilirsiniz. Karavanda geçireceğiniz keyifli bir tatil için su ve elektrik gibi tüm gerekli ihtiyaçlarınız bulunuyor. Burada kamp kurarak tatilini geçirenlerin sayısı oldukça fazla...

Denizin tertemiz ve sığ olması, sığdan derine doğru ilerlemesi, güvenli bir şekilde denize girebilmek için iyi bir nokta olduğunu gösteriyor. Özellikle yeni yüzmeyi öğrenenler için önemli bir ayrıntı.

aracınızı kullanarak yada Fethiye'den minibüsler aracılığıyla ulaşım sağlayabilirsinizÜç tarafı çam ormanlarıyla kaplı Katrancı Koyu'na karayolundan kendi

 

İnlice Plajı

Göcek'e 5 km mesafede bulunan İnlice Plajı 800 metre uzunluğunda bir kum plaj. Plajda ihtiyacınız olan hemen hemen herşey var. Şezlong, şemsiye, duş, soyunma kabini, wc, araç park alanı, aperatif yiyecek ve içecek ihtiyaçlarınızı karşılayacak unsurlar mevcut.. Bunları Fethiye'nin bir çok pahalı plajına göre İnlice Plajı'nda daha uygun fiyatlara elde edebilirsiniz.

Göcek'te bir otelde konaklama yapıyorsanız İnlice Plajı sizin için ideal olacaktır. Daha ekonomik şartlarda bir konaklama düşünürseniz ya da macera içeren bir tatil yapmak istiyorsanız ,plajın hemen arka tarafında bir kamping alanı bulunuyor. Burada çadır kurarak plajın çok yakınında güzel bir tatil sürebilirsiniz.

Yazın sıcağından bunaldığınızda İnlice Plajı çevresindeki dünyaca ünlü "Günlük Ağaçları" nın sıklıkla bulunduğu koruyu mutlaka görmelisiniz. Koru, İnlice Plajı'na 300 metre mesadede. Günlük Ağaçları'nın hem görsel güzelliği var hem de şifalı olarak biliniyor. İlaç sektöründe de kullanılan bu ağaç türü, ülkemizde sadece burada yetişiyor.

 

GÖCEK’TE YENİ MARİNA 

port göcek marina

Sayısız ve birbirinden güzel koy ve adanın bulunduğu Fethiye körfezinin Göcek bölümü yatlar ve mavi yolculuk teknelerinin en gözde yeri. Yatlar için her türlü servisin verildiği dört marina var Göcek’te.

skopea marina göcek 

1993 yılında kapatılan Göcek Krom madeni işletmeleri, milyonlarca dolarlık yatırımla, yeni Yat Marina’sına ve Turizm Kompleksine dönüştü.Arazi maden artıklarından temizlendi, arka bölümündeki 120 dönümlük orman arazisi de kiralandı. 

Yatırımı Enternasyonal Turizm tarafından yapılan ve kompleks bünyesindeki otel yatırımıyla 500 yatak kapasiteli Göcek’e, 1000’den fazla yatak kazandıracak olan tesisin en önemli bölümü ise 11 milyon dolara mal olan Marina. 4 ayda tamamlanan ve kısmen hizmete giren marina, 400 yata birden hizmet verebiliyor. 

 

                                          

 

 

 



Fethiye Tanıtımı  •  Fethiye Fotoğrafları  •  Gezilecek Yerler  •  Alışveriş  •  Eğlence  •  Lezzetler
Konaklama  •  Ulaşım  •  Faydalı Bilgiler  •  Fethiye Rehberi  •  Sizden Gelenler

ANA SAYFA
TÜRKİYE GEZİ REHBERİ


 
 
GEZİLECEK YERLER
                 
TATİL YERLERİ   ROTA   DOĞA HARİKALARI   TARİHİN İZLERİ   TARZ
ABANT
ADALAR
AKARCA
AKBÜK
AKÇAY
AKYAKA GÖKOVA ORMAN KAMPI
ALAÇATI
ALANYA
ALTINOLUK
ANADOLU YILDIZLARI
ANTALYA
AVŞA ADASI
AYVALIK
BEHRAMKALE(ASSOS)
BELDİBİ
BELEK
BODRUM
BURHANİYE-ÖREN
BÜYÜKADA-İSTANBUL
ÇANDARLI
ÇEŞME
DALYAN
DATÇA
DEMRE
DİDİM
DİKİLİ
DOĞANBEY
EFES
ERDEK
FETHİYE
FİNİKE
FOÇA
GAZİPAŞA
GÖCEK
GÖKOVA
GÖLCÜK
GÖNEN
GÖYNÜK
GÜMÜLDÜR
KABAKKOYU
KALKAN
KAPADOKYA
KARABURUN
KAS
KAZDAĞLARI
KEKOVA
KEMER
KÖYCEĞİZ
KÜÇÜKKUYU
KUMLUCA
KUŞADASI
MANAVGAT
MARMARA ADASI
MARMARİS
MORDOĞAN
ÖLÜDENİZ
OLYMPOS
ÖZDERE
PAMUKKALE
Burada Reklamınız Yayınlansın
SAFRANBOLU
SEFERİHİSAR
SELÇUK
SERİK
SİDE
SIĞACIK
ŞİLE
ŞİRİNCE
TEOS
TÜRKİYE ÖZEL-A
TÜRKİYE ÖZEL-B-Ç
TÜRKİYE ÖZEL -D-E
TÜRKİYE ÖZEL- F-G
TÜRKİYE ÖZEL -H-İ
TÜRKİYE ÖZEL-K
TÜRKİYE ÖZEL-L-N
TÜRKİYE ÖZEL-O-R
TÜRKİYE ÖZEL -S-Z
ULUDAĞ
ÜRKMEZ
URLA
YEDİGÖLLER
EGE
AKDENİZ
KARADENİZ
MARMARA
ANADOLU

AĞRI DAĞI
BOZDAĞ KAYAK MERKEZİ
BÜYÜK DENİZ GÖLÜ
CİLO BUZUL DAĞI
DALYAN
DÜDEN ŞELALESİ
ESENTEPE KAYAK MERKEZİ
FIRAT VE DİCLE
GALA GÖLÜ
GİDEN GELMEZ DAĞLARI
HARİKALAR SAHİLİ
İĞNEADA SUBASAR ORMANLARI
IHLARA VADİSİ
İNSUYU MAĞARASI
İSTANBUL BOĞAZI
İZTUZU
KAÇKAR DAĞLARI
KAPADOKYA
KARAPINAR ÇÖLÜ
KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ
KARTEPE KAYAK MERKEZİ
KELEBEKLER VADİSİ
MAŞUKİYE
NEMRUT DAĞI
ÖLÜDENİZ
PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ
SAKLIKENT
SALDA GÖLÜ
SULTAN SAZLIĞI
test12
TORTUM ŞELALESİ
VALLA KANYONU
YERKÖPRÜ ŞELALESİ
APHRODISIAS
ASPENDOS
EFES
HATTUŞAŞ
HIERAPOLIS
İSHAK PAŞA SARAYI
KEKOVA
KIZ KULESİ
MERYEM ANA
MEVLANA MÜZESİ
MİDAS ANITI
MİLET
PERGAMON
PERGE
SAGALASSOS
SÜMELA MANASTIRI
TROY
YAZ KIŞ DOĞA DENİZ YAYLA DAĞ MAĞARA BOTANİK KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ ROMANTİK EĞLENCE HAVA SPORLARI SU SPORLARI SÖRF DALIŞ GOLF TEKNE TURU YATÇILIK TARİH İNANÇ SAĞLIK KONGRE FUAR

KONAKLAMA
AĞAÇ EVLER OTEL PANSİYON TATİL KÖYÜ ÇADIR KAMP

                REKLAM AJANSI