Tatil Yerleri Seyir Rehberi
   
  HOME PAGE  
Tatil Seyir Rehberi Sosyal Medya

TÜRKİYE ÖZEL-O-R

O-Ö-P-R

Odunpazarı-Oliympos-Ortakent/Yahşi-Ölüdeniz-
Özdere-Palandöken Kayak Merkezi-Pamukkale-
Patara-Perge-Phaselis-

TurkiyeOzel-O-P resimleri
  Türkiye Özel -O-R Promotion
  Türkiye Özel -O-R Photo
  Where should visit
  Shopping
  Recreation
  Food and Drink
  Accommodation
  Transportation
  Useful Information
  Türkiye Özel -O-R Guide
  Guest Book
 

GEZİLECEK YERLER - TÜRKİYE ÖZEL-O-R

 

 

 

Odunpazarı-Oliympos-Ortakent/Yahşi-Ölüdeniz-
Özdere-Palandöken Kayak Merkezi-Pamukkale-
Patara-Perge-Phaselis-

 

 

ODUNPAZARI


Eskişehir’in havadar semti

Modern bir kentin içinde zaman tüneline girmiş gibi hissedeceğiniz bir semt Odunpazarı. Osmanlı sivil mimarisinin en güzel özelliklerine sahip Odunpazarı Evleri, restore edilerek örf adet ve gelenekleriyle beraber yeniden canlandırılmış.

         

 

Odunpazarı, Osmanlı’nın en güzel mimarî özelliklerine sahip evlerinin bulunduğu bir semt. Aynı zamanda Eskişehir’inde ilk yerleşim alanı.

Eskişehir'e yerleşmeyi düşünen halk Odunpazarı ve diğer semtlere birer koyun ciğeri asmışlar. Hangisi çok dayanırsa orayı yerleşim bölgesi seçeceklerini söylemişler. Diğer semtlerdeki ciğerler hemen bozulurken, Odunpazarı semtine konan ciğer uzun süre bozulmadan kalmış. Böylece, buranın en havadar yer olduğuna karar verilerek ilk yerleşim başlamış burada.

Çoğu Eskişehirlinin bile tek bir mahalle olarak düşündüğü Odunpazarı birçok mahallenin birleşmesiyle oluşmuş büyük bir semt aslında. Semtin adının da Odunpazarı olmasının nedeni köylülerin Eskişehir çevresindeki ormanlardan kestiği odunları bugünkü Odunpazarı Meydanı'nda satmasından kaynaklanıyormuş.

Odunpazarı Evleri Osmanlı’nın son döneminde zengin aileler tarafından yaptırılmış. Yapılaşma Eskişehir şehir merkezine doğru kayınca maddi durumu iyi olanlar daha modern evlere geçmişler. Boş ve bakımsız kalan bu evlere de doğal olarak köyden kente göçen eden fakir aileler yerleşmiş. Uzun yıllar ihmal edilen bu bölge son yıllarda yapılan yenileme çalışmaları neticesinde yeniden gün yüzüne çıkmaya başlamış.

 

Safranbolu ve Beypazarı'nı gezmiş olanlar, Odunpazarı Evleri’nin mimari yapısının  bu iki yerden daha farklı olduğunu görürler. Kerpiç ve tuğladan yapılan Odunpazarı konutları iki tip olarak yapılanmışlar. Birincisinde konutların girişleri sokaktan, bahçeleri arkada yapılmış. İkincisinde ise bahçeler önde, konutlar bahçe içinde olacak şekilde yapılmışlar. Genelde 2-3 katlı olan evlerde yaşam üst katta sürmekte. Konutların her katında bir sofa ve etrafında odalar bulunuyor. Alt katlarda ise mutfak ve depo yer alıyor.

 

Odunpazarı mahallesinin önemli noktalarından biri 1525'te Kanuni Sultan Süleyman'ın vezirlerinden Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Kurşunlu Camii ve Külliyesi’dir. Kubbesi kurşunla kaplı caminin avlusunda şadırvan, menzilhane, aşhane, kervansaray, medrese odaları ve mevlevihane yer alıyor.

 

Odunpazarı’ndaki en önemli yapılardan biri de Atlıhan. Kervansaray türü bu yer de yeniden inşa edilerek geleneksel el sanatları çarşısına dönüştürülmüş. Burada gümüş işlemeciliği ve lüle taşının üretim ve satışı yapılıyor.

 

Odunpazarı’ndan adımınızı dışarı attığınızda modern bir kent olan Eskişehir ile karşı karşıya kalırsınız. Odunpazarı’nı gezmeye geldiğinizde Eskişehir’i gezmeden ayrılmayın. Doğal ve tarihi güzellikleriyle, düzenli caddeleri, parkları bahçeleriyle Eskişehir, Türkiye’nin yaşanılası şehirlerinden biri.
 

Nasıl Gidilir?

İstanbul çıkışlı Odunpazarı/Eskişehir’e gitmek için Adapazarı’ndan ayrılan yol ile Bilecik-Bozüyük üzerinden ulaşabilirsiniz. Eskişehir’e demiryolu ile de yurdun dört bir yanından ulaşmak mümkün.
 

Ne Yenir?

Yöre oldukça zengin bir mutfağa sahip. Çiğ böreğiyle ünlü Eskişehir’de Arapaşı, kapama, haşhaşlı dolama, bükme geleneksel lezzetler arasında tadabileceğiniz yemekler.
 

Nerede Kalınır?

Eskişehir’de konaklamak için her türlü konfora sahip oteller bulmanız mümkün. Anemon Otel: 0 222 340 66 66, Yimpaş Hotel: 0222 221 77 79 , Soyiç Hotel: 0 222 230 71 90, Atışkan Otel: 0 222 232 45 45, Has Termal Kaplıcaları: 0222 458 13 14.


 

OLİMPOS

tıklayınız >>>  OLYMPOS

 

Modern korsanların limanı

Binlerce yıl önce en önemli liman kentlerinden olan Olimpos, önce Zeus sonra korsanlar şimdi de sıradışı tatil yapmak isteyenlerin hakimiyeti altında.

Dosya:OlymposRomanBath.jpg 

 

 

Kemer'den Finike'ye doğru uzanan yol ve yolun alt tarafında kalan sahil binlerce yıllık güzelliklerin yatağı durumunda. Olimpos da bu güzelliklerden birisi. Tamamı arkeolojik ve doğal sit alanı olarak koruma altında olan Olimpos, denize açılan ve ortasından Akçay deresinin aktığı bir vadi içine kurulu.

 

Tarih boyunca bir çok mitolojiye konu olan Olimpos, Hellenistik Devir'de kurulmuş. M.Ö. 100'de Lykia Birliği'nin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi olmuş.

M.Ö. I. yüzyılda Olimpos'a korsanlar dadanmış, şehir korsanların yerleştiği bir yer haline gelmiş. M.Ö. 78'de Roma Komutanı Servilius Isaurieus, Olimpos'u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış.

Roma dönemi sırasında hemen yakınındaki tabii gazların yandığı Çıralı'daki Demirci Tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuş. Bu yüzyıl Olimpos'un en refah içinde olduğu yüzyıl olmuş. Bu dönemde zenginleşen kent daha sonra tekrar korsanların sığınağı haline gelince tüccarların ve dolayısıyla ticaretin buradan uzaklaşmasına neden olmuş. Korsanların saldırıları zengin ve mamur şehri bir anda fakir düşürmüş ve önemini yitirmesine sebep olmuş. Bundan sonra şehir önemsiz küçük bir kent olarak yaşamını sürdürmüş. Haçlı seferleri sırasında Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin istilasına uğrayan Olimpos, 15. yy'da Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğu'na katılmış.

Dere kenarından denize
 
Olimpos Antik Kenti'ne gitmek için iki yolu kullanabilirsiniz. İlki deniz kenarında Çıralı Plajı'nın olduğu yerden başlayıp dere kenarını takip etmek. Bu yolu en çok tekne turuna katılanlar tercih ediyor. Diğeri ise aracınızla gelip park ettikten sonra yine çay yolunu takip ederek gideceğiniz patika yol.

 
Ören yeri girişinden antik kentin kalıntıları arasında yaklaşık 1.5 km yürüyerek Olimpos sahiline ulaşılır.

Maviliğe yansıyan manzara
 
Akçay deresinin iki yanına kurulmuş olan bu antik kent son derece etkileyiciymiş zamanında. Fakat günümüze, ne yazık ki etkileyici eserler pek kalmamış. Çoğu yıkık bir harabe şeklinde. Olimpos'un günümüze kadar inmiş kalıntıları da genellikle doğudan batıya doğru hızla denize akan bir ırmağın ağzında ve her iki yakasında yer alıyor.

 

Deniz kenarından Olimpos antik kentine girildiğinde, akropolün altında ilk görülen şey iki mezar odası. Kumsaldan da görülen ve mezarların üzerinde bulunan yüksek tepe Olimpos'un akropolü. Üzerindeki yapı kalıntıları ise Orta Çağ'da bir kale şekline sokulan surlara ait. Kumsaldan yürüyerek ulaşılan Orta Çağ kalesine tırmandığınızda Çıralı kumsalının muhteşem manzarasıyla karşılaşırsınız.

Çıralı Plajı - Olimpos Antalya

Çakıl taşlarının büyüsü

Bir liman kenti olan Olimpos'da nehir kenarlarına yapılan duvarlarla kanal haline getirilen nehirden gemiler kent içine kadar girebiliyormuş. Nehrin karşı tarafında hemen kıyıda bulunan tiyatro, hamam yapıları, bazilika gibi kalıntıları görebilmek için nehrin üzerindeki iri taşlara basarak geçmek gerekiyor.

 

Olimpos, doğal güzellikler bakımından da çok zengin bir bölge. Ayrıca bembeyaz çakıl taşları ile süslenen harika bir plajı var. Vadi ve kentin denize ulaştığı yerdeki bu kumsal ve plaj, dünya üzerinde ender rastlanabilecek yerlerden biri.

 

     

Asırlardır hiç sönmeden yanıp duran Çıralı Kayalıkları da bambaşka bir güzellik sunuyor gözlere.

Nasıl Gidilir?

OLİMPOS, Antalya'ya 80 km uzaklıkta. Antalya- Kumluca yolu üstünde Kemer'den sonra 28. km'den itibaren soldan peşpeşe Çıralı ve Adrasan (Çavuşköy) yol ayrımları bulunuyor. Ören yerine her iki yoldan da gidilebilir. Çıralı yolu izlenirse Çıralı Köyü'ne' çıkıp oradan kumsal yolu izlenerek Olimpos'a ulaşılır. Ören yerinin üst girişine gitmek için ise Adrasan (Çavuşköy) yoluna girilip Olimpos yön levhası izlenir. Ayrıca yat turlarıyla da Olimpos'a ulaşılıyor.

Ne Yenir?

Olimpos'un girişinde gözleme yiyebileceğiniz bir kaç ufak yer bulunuyor. Olimpos içerisindeki restoranlarda ise taze sebzelerden yapılmış ev yemekleri ve salatalar bulabileceğiniz gibi balık da yörenin favori yiyecekleri arasında.

Nerede Kalınır?

OLİMPOS sit alanı kapsamında olduğu için antik alan ve çevresinde yapılaşma yasak. Pansiyonlar daha çok bungalov tipi ağaç evler şeklinde. Kadir'in Yeri bunlardan en bilineni ve popüleri. Kadir's Tree Houses: 0 242 892 12 50, Pirate's Land Hotel: 0 242 892 11 72, Şirinler Pansiyon: 0242 892 11 63, Türkmen Tree Houses: 0 242 892 12 49, Club Hotel Ayral: 0242 883 13 14, Olimpos Pansiyon: 0 242 825 71 01

Mutlaka Yapın

Portakal bahçeleri arasına saklanmış olan bu cennetten, otlu gözleme yemeden ayrılmayın...


 

ORTAKENT/YAHŞİ

Bodrum'un en uzun yahşi sahili

 

Büyük mandalina bahçeleri ile yarımadanın en yeşil beldelerinden olan Ortakent-Yahşi aynı zamanda Bodrum'un en uzun sahiline de sahip. Bodrum'a yakınlıklarının yanında sadece şirinlikleriyle değil ucuzluklarıyla da orta hallinin gözdesi....

BODRUM anlatmakla bitmiyor... Her yanı bir cennet olan Bodrum'daki durağımız  Ortakent-Yahşi. Adından da anlaşılacağı gibi Ortakent, Bodrum Yarımadası'nın tam orta kesiminde kurulmuş, bölgeyi keşfetmek için ideal bir nokta. Diğer taraftan, "hoş, sevimli" anlamına gelen Yahşi, Ortakent'in harikulade deniz kıyısına yakışmış doğrusu.

 

ORTAKENT-YAHŞİ

Ortakent-Yahşi, yarımadanın en eski yerleşim bölgelerinden biri. Belde yarımadanın güneyinde yer alıyor. Doğusunda Bitez'e, batısında ise Turgutreis'e komşu. Bodrum merkeze uzaklığı 12 km. olan Köyün içine doğru girdiğinizde eski taş evler ve tepedeki eski değirmenler gözünüze ilk çarpacak özelliklerden birkaçı. Sahilde "Arpranga" diye bilinen iki katlı eski Rum evleri koruma altında bulunuyor.

       

Ortakent- Yahşi 'nin tarihi de, ilçesi Bodrum kadar zengindir ve Anadolu'nun antik çağlardan bugüne izlerini taşır. Halen beldede bulunan sarnıçlar, kuleler, toprak damlı taş evler, yel değirmenleri geçmişten kalan izlerdir. Bölgede savunma amaçlı 17.yy'dan kalma kuleler halen ayakta.

Ortakent'ten ileriye doğru gidildiğinde varılan Yahşi, Bodrum'a doğru doyulmaz güzellikte manzaralar sunar. Buradan bir yol da küçük otel ve restoranlarla bir kaç küçük iskelenin bulunduğu geniş kumsala uzanır.

Develerin Sahili

 

Ortakent-Yahşi, Bodrum'un en uzun kumsalına sahip. Vadinin denizle birleştiği yerden başlayıp kilometrelerce uzanan kumsal, sabah ve akşam saatlerinde yürüyüş keyfi için çok uygun. Bölgenin en batısında yer alan şimdilerde "Camel Beach" adıyla anılan fakat eskilerin "Kargı Boyu" diye bildiği sanki sonsuz bir kumsalmışcasına uzanan doğal bir plajı var. "Camel Beach" adını, bu plajda simge haline gelmiş olan develerden almış. Bu develer bir çok yerli ve yabancı turistin de ilgi odağı.

Kasabadan sahile uzanan yeşil verimli vadi, incir, zeytin, mandalina ağaçları ve düzenli ekilmiş sebze bahçeleri ile dolu. Narenciye, Ortakent-Yahşi'de turizmden önce önemli bir gelir kaynağı .

Nasıl Gidilir?

Bodrum'a geldikten sonra  Ortakent-Yahşi'ye ulaşmak çok kolay. İstanbul üzerinden Bodrum'a gitmek için ; İzmir-Menderes-Kuşadası- Söke üzerinden Milas, oradan da Bodrum veya İzmir-Aydın-Söke -Milas, Bodrum'u kullanabilirsiniz.

 

Ne Yenir?

Ortakent-Yahşi'de sahile bakan bahçeli lokantalarda yemek yemek, meşrubat veya içki içmek mümkün. Restoranlarında mönüler sadece Türk mutfağının yemekleriyle sınırlı değil. Diğer ülkelerin mutfaklarından da değişik lezzetler bulabilirsiniz.

Nerede Kalınır?

ORTAKENT-Yahşi çok sayıda otellerle donatılmış. Venüs Apart 0252 363 79 92, Bitezsaray Otel: 0252 363 79 10, Comfort Otel: 0252 363 78 30, Okaliptüs Otel: 0252 363 77 79, Tümay Otel: 0252 363 79 30, Mobydick Otel: 0252 363 79 00, Hazal Pansiyon: 0252 363 77 96

 

 

ÖLÜDENİZ

tıklayınız >>> ÖLÜDENİZ


Uyuyan deniz

 

 

Ölüdeniz, nefis havası, mis kokulu ormanları ve turkuaz mavisi deniziyle adeta doğal bir terapi merkezi....

 

Fethiye'den Ölüdeniz'e çamlar arasından giden yolla ulaşıyorsunuz. İnişli yokuşlu yolun sonunda birden etkileyici bir turkuaz renk çıkıveriyor karşınıza.

 

"Tanrının Dünyaya Bağışladığı Cennet" olarak nitelendirilen Ölüdeniz, geçtiğimiz yıllarda Avrupa'da yapılan ankette "Dünyanın En Güzel Sahili" seçilmiş.

 

Yılın on ayı ılık ve durgun suyu ile doğal lagün görünümündeki Ölüdeniz, 3 km'lik uzun plajı, kumlara kadar inen çam ağaçlarıyla ve her an değişen gök mavisi rengiyle gerçekten dünyaca ünlü bir yer.

 

Ölüdeniz'e denizden de dar bir boğazla giriliyor. Boğazın iki yanındaki sarp yamaçlar çam ağaçlarıyla kaplı olduğu için koyun görülmesi oldukça güç. Plaj bölgesine son yıllarda alınan bir kararla teknelerin girişine koruma amaçlı olarak izin verilmiyor.

Fırtınada bile suda dalga yok

 

 

 

Bir Aşk Efsanesi

Yörede Ölüdeniz'e ilişkin şu efsane anlatılıyor: Fırtınalı bir günde, Yediburunlar önlerinde bir baba ile oğulun gemisini yakalamış azgın sular. Oğul, Belcekız adında yörede yaşayan bir kıza sevdalı olduğu için buraları iyi bilirmiş. Kayalara yaklaşırlarsa bir koya girebileceklerini ve fırtınadan kurtulacaklarını söylemiş babasına. Baba ise kayalara çarpıp parçalanacaklarını, buralarda koy olmayıp yalçın kayalıklar bulunduğunu iddia eder dururmuş. Aralarında öyle şiddetli bir itiş kakış başlamış ki, baba tam kayalara çarpacaklarını sandığı an, oğlunu bir kürek vuruşuyla denize atıp dümene geçmiş. Bir de bakmış ki deniz, dümdüz çarşaf gibi bir koya dönüşüyor. Baba gemisiyle bu koya sığınmış. Gemisi ve yükleri kurtulmuş ama oğlunun da ölüsüne yanmış tutuşmuş. Günlerce yas tutmuş, denize ağlamış. Belcekız'da sevgilisinin öldüğünü duymuş ve kendisini denize atarak sevgilisine kavuşmayı düşlemiş. Kıza ve sevgilisine mezar olan koya da yöre halkı Ölüdeniz adını vermiş. Gerçektende en fırtınalı günlerde bile bu koyda hiçbir kıpırtı olmaz. Ölüdeniz, adı gibi sakin ve kıpırtısız.

Ölüdeniz'in dibinde tek bir yosun bile bulunmuyor. Adeta beyaz bir kumla örtülü. Suyun dibindeki kumun kırdığı ışık turkuaz bir renk veriyor Ölüdeniz'e. Böyle bir rengin içinde yüzmek inanılmaz bir keyif. Kumsalda şemsiye kiralanıyor. Büfeler de var. Duş-WC hizmetleri ücretsiz.

 Tatil keyfi

 

Ölüdeniz'e her yıl ortalama 400.000'e yakın kişi geliyor. Ölüdeniz bir plajdan beklediğiniz bütün imkanları size sunuyor. Kano, parasailing, su kayağı, banana, plaj voleybolu, sürat tekneleri gibi aklınıza gelebilecek aktivitelere siz de katılabilirsiniz.

 

Kalabalıktan uzak

Son yıllarda büyük gelişme gösteren Hisarönü, Ölüdeniz yolu üzerinde bulunması nedeniyle turistlerin ilgi odaklarından biri. Çam ormanları arasındaki bu şirin belde şehir kalabalığından uzak konaklamak isteyenler için ideal bir mekan.

 

Nasıl Gidilir?

ÖLÜDENİZ, Muğla'ya 128 km, Fethiye'ye 12 km uzaklıkta. Özel aracınızla İzmir üzerinden Marmaris, Göcek ve Fethiye yolunu takip edebilirsiniz. Ölüdeniz'e kuzeyden geliyorsanız, Korkuteli üzerinden gelmenizde fayda var. Kaş ve Kalkan üzerinden sahil yolunu izleyerek geleyim derseniz, Kemer'den Finike'ye kadar yolların dar ve virajlı olduğunu unutmayın.

Ne Yenir?

ÖLÜDENİZ, yiyecek içecek yönünden yeterli olmakla birlikte hemen yanıbaşındaki Hisarönü tam bir restoran cenneti. Burada Türk ve Dünya mutfaklarından bir çok lezzetleri bir arada bulabilirsiniz. Çoğu restoranın önündeki tabelalarda yemek ve içkilerin fiyatları da yazılmış.

Nerede Kalınır?

ÖLÜDENİZ Doğal Parkı içinde konaklama imkanı yok. Fakat hemen arkasındaki yerleşim yerinde çok güzel oteller ve küçük pansiyonlar bulunuyor. Ölüdeniz Resort Otel: 0252 617 00 20 - 617 00 30, Hotel Cypriot Hisarönü Ölüdeniz: 0 252 616 79 16, Hotel Leda Ölüdeniz: 0 252 616 67 60, Alize Otel: 0 252 617 01 01, Aygül Otel: 0252 617 00 86, Lykia World: 0252 617 02 00

Mutlaka Yapın!..

Ölüdeniz'in ünü sadece koyu ve kumsalları ile sınırlı değil. Avrupa'nın en önemli yamaç paraşütü merkezi olan Babadağı ile de ünlü. Ölüdeniz'in doğal güzelliklerini ve denizini gökyüzünden görmek ve çok değişik bir heyecan yaşamak için 1970 rakımlı Babadağ'dan yamaç paraşütü ile atlamanın heyacanını tadın.

 

ÖZDERE

tıklayınız >>> ÖZDERE



 

PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ

tıklayınız >>> PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ


Kayakçıların gözbebeği

Yılın yedi ayı karla kaplı olan Palandöken Kayak Merkezi, uzun ve doğal pistleriyle kayakseverlerin en gözde mekanları arasında yer alıyor....

Dünyanın en uzun ve en dik pistleri arasında yer alan Palandöken Kayak Merkezi, Erzurum'a 10 dakikalık mesafede. Özellikle son yıllarda popüler olan Palandöken, dünyanın sayılı kayak merkezlerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor.

Palandöken'in kardan yana hiçbir şansızlığı yok. Yılın yedi ayı karlarla kaplı. Her seviyede kayakçı için burada zemin ve tesis var. Pistlerin toplam uzunluğu 28 km. En uzun pisti 12 km'ye ulaşıyor. Otel müşterileri otellere ait liftlerden ücretsiz yararlanabiliyor. Kayak pistlerinin yakınlarında fazla ağaç yok. Sadece bembeyaz kar ve masmavi bir gökyüzü kayakçıları mest ediyor.

Palandöken'e kadar gelip de Erzurum'u dolaşmamak olmaz. Bu soğuk ilin sıcak insanlarıyla sohbet etmek inanın içinizi ısıtacaktır. Geçmişi Hititler'e kadar uzanan doğunun bu en gelişmiş ve büyük şehri Erzurum, doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi zenginlikleriyle de sizi büyüleyecektir. Özellikle Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, Ulu Camii, Lala Paşa Camii, Üç Kümbetler, Kongre Binası ve Erzurum Kalesi mutlaka görmeniz gereken yerlerden. Tarihi Taşhan'ı ise meşhur Oltu taşından yapılmış tespih ve süs eşyalarından satın almak için gezebilirsiniz.

Nasıl Gidilir?

Palandöken Kayak Merkezi Erzurum şehir merkezine 5 km. uzaklıkta bulunuyor. Dümdüz ve rahat bir karayoluyla 10 dakika içerisinde ulaşılan bir konumda. Havaalanına ise yalnızca 15 dakika mesafede. Erzurum'a Ankara ve İstanbul'dan her gün uçak seferleri bulunuyor.

Ne Yenir?

Erzurum denince ilk akla gelen yemek cağ kebabıdır. Özel şişlerinde servis yapılan kebabın, özellikle etinin hazırlanması ve pişirilmesi özen istiyor. Erzurumlular için kadayıf dolması da bir başka anlam taşır. Elle hazırlanan tel kadayıfa ceviz içi veya fındık, sigara sarar gibi sarılıp, yumurtaya batırıldıktan sonra kızartılıyor.Eh...şimdiden afiyet olsun..!
 

Nerede Kalınır?

Kayak merkezinde her türlü konfora sahip 5 yıldızlı oteller mevcut. Eğer isterseniz sadece 10 dakika mesafedeki Erzurum merkezde de konaklayıp, kayak yapmak için Palandöken'e çıkabilirsiniz. Palandöken Dedeman Hotel: 0 442 316 24 14, Polat Renaissance Hotel: 0 442 232 00 10, Palan Otel: 0 442 317 07 07, Kardelen Otel: 0 442 316 1686.

 

 

PAMUKKALE

tıklayınız >>> PAMUKKALE

 

 

PATARA

Akdeniz kıyılarının uçsuz bucaksız kumsalı

 

Dünyanın en iyi plajları arasında gösterilen göz alabildiğince uzanan bir kumsal ve bu kumsalda her yıl ayışığında hayata gözlerini açan Caretta Carettalar... Patara, yerli ve yabancı turistlerin en çok ilgi gösterdikleri yerlerlerden.

Yüzmeyi bilmeyenlerin bile korkusuzca kendilerini denize bırakabilecekleri bir yer,

 

Patara. Ayrıca cebe fazla zarar vermeyen ender turizm beldelerinden biri. Fethiye-Kaş arasında bulunan Patara, orta halli bir sayfiye yeri. Antik kente ve plaja girmek için kişi başına sembolik denecek kadar az bir para ödüyorsunuz. Gişelerden hemen sonra yol üzerinde Likya tipi Roma devri mezar anıtları görülüyor.

'Uyuyan Güzel'

Patara'da önem taşıyan kalıntıların bir bölümünün kumlar altında olduğu dikkatinizi çekecektir. Kumların altında kalan ve bu nedenle arkeologlar tarafından "Uyuyan Güzel" adı verilen Patara'daki antik kentde, 1988'den beri arkeolojik kazı çalışmaları devam ediyor.

 

Antik kentin içinden geçen otomobil yolunu takip ederek küçük bir ağaçlık alana geliyorsunuz. Arabanızı buraya park ettikten sonra plaja ulaşmak için uzun bir kum mesafesi geçmeniz gerekiyor. Çünkü burası Türkiye'nin en uzun ve en geniş kumsalına sahip. Bir tek çakıl taşının bile bulunmadığı kumsalın uzunluğu 18 km, genişliği ise yer yer bin 500 metreyi buluyor. Kumu ince, denizi ise sığ.

 

Neredeyse her yıl dünyanın en iyi plajları arasında gösterilen Patara'da dalga hiç eksik olmuyor. Denizin özelliği dalga havuzlarındakini aratmayan sıklık ve büyüklükteki dalgalar. Güneş yakıcı ve çevrede gölgelik bulunmadığı için yanınıza şemsiye almayı unutmayın. Plajda şemsiye ve şezlong kiralamak da mümkün.

Carettaların Barınağı
 
Patara kumsalı, Dalyan'la birlikte Türkiye'de Caretta Caretta kaplumbağalarının yumurta bıraktığı yer olduğu için bugün koruma altında. Plajın bazı bölümlerine girişler engelleniyor. Akşam saatlerinde plaja giriş tamamen yasaklanıyor ve bölgede ışık yakılmasına izin verilmiyor.

                

Çöl görüntüsündeki bu kumsal, kum tepeciklerinin ilginç görüntüsüyle de dikkat çekici. Türk filmlerinde sık sık rastladığımız o çöl sahneleri, genelde Patara'da çekilir.

Patara Plajı'na özellikle İngiliz ve Fransız turistler rağbet ediyor. Patara'nın vazgeçilmezleri arasında kumulların üzerinden gün batımını izlemek ve at gezintisi yapmak.

Trekking, koşu, binicilik, bisiklet gibi sporlara ilginiz varsa, bölgenin yapısı uzun ve keyifli doğa yürüyüşleri için ideal. Ayrıca başta kano olmak üzere tüm su sporları da yapılabiliyor.

 

 

 

Eğer atla gezinti yapmak istiyorsanız, burada sabah ve akşamları tur düzenleyen at çiftlikleri var. "Ata binmeyi bilmiyorum" diye de üzülmeyin, bilmeniz gereken her şeyi size zaten öğretiyorlar.

 

Patara'da büyük çarşılar yok. Alışverişlerinizi Patara çarşısındaki küçük dükkânlardan yapabilirsiniz. Buradan el yapımı minyatür antik görünümlü biblolar, yerli kadınların yaptığı süs eşyalarından alabilirsiniz.Büyük AVM'lerin olmadığı Patara'nın çarşısında, bol bol dondurmacı ve hediyelik eşya satıcıları var. Gece hayatı içinse çok fazla seçenek yok.

Nasıl Gidilir?

PATARA'ya havayoluyla gitmek istiyorsanız, Dalaman Havalimanı'nı tercih edebilirsiniz. Dalaman, Patara'ya 110 kilometre uzaklıkta. Eğer otomobilinizle gidecekseniz, Antalya- Kaş veya Dalaman-Göcek yönünden Patara'ya ulaşabilirsiniz. Antik kent ve plaja varmak için 7 kilometre gitmek gerekiyor.

Ne Yenir?

SİT alanı olan Patara Plajı'nda, yemek için tek seçeneğiniz var. Marinem Resort Patara Hotel, burada bir işletme açmış. Ancak fiyatlar pahalı. Merkezde ise Türk yemeklerinden Fransız ve İtalyan mutfağına kadar her türlü yemek var. 

Nerede Kalınır?

PATARA'da konaklama çok ekonomik. Bu şirin tatil yöresinde, her keseye uygun pansiyon ve oteller bulunuyor. Hotel Dardanos: (0242) 843 51 51, Hotel Sisyphos: (0242) 843 50 43, Patara Gate: (0242) 843 51 68, Sultan Pataros Otel: (0242) 843 52 35

Mutlaka Yapın!..

Patara'da kalacaksanız, uçsuz bucaksız kumsalda güneşin batışını mutlaka izleyin. Ayrıca, antik kentin sahip olduğu güzellikleri görmeden de ayrılmayın.

 

 

PERGE

tıklayınız >>> PERGE


 

PHASELİS

Huzur veren antik kent

 

Masmavi bir koyun içinde, denize sıfır çamların altında hem güneşlenip hem de antik kentin tadını çıkarmak istiyorsanız, Phaselis en uygun seçenek.

Phaselis, Antalya Kemer'e bağlı deniz, orman ve tarihin bir araya geldiği enfes bir antik kent.

Kent, konumu ve zengin orman bölgelerine yakınlığı nedeniyle M.Ö 690'da Rodoslular tarafından kurulmuş. Bir süre Büyük İskender'in egemenliğinde kalmış. Büyük İskender’in de hayran olduğu kent daha sonraları Mısır Firavunları, Likya Birliği ve Roma İmparatorluğu egemenliği altına girmiş.

 

 

 

Hellen dilinde “Tanrı Esirger” anlamına gelen Phaselis, özellikle limanları ile ünlü bir kentmiş. Bu antik kentin üç limanı varmış. Şehri tamamen saran surlar eski özelliklerini hemen hemen bütünüyle yitirmişler. Bir kısmı hala ayakta kalan su kemerleri, kente girer girmez önünüze çıkıyor.

Kentin ortasında 125 metre uzunlukta 20-25 metre genişliğinde muhteşem bir cadde var. Düzgün taşla döşenen caddenin iki yanında dükkanlar, altında ise  kanalizasyon ve drenaj sistemi varmış. Bu caddenin güney ucunda Hadrian Su Yolu Kapısı, yakınında ise hamamlar, agora ve tiyatro bulunuyor.

Parfüm ve güzellik kremleriyle ünlüymüş.

Zamanının en büyük ticaret merkezlerinden olan Phaselis’de gülyağı, çeşitli parfümler ve güzellik kremleri en çok aranan ürünler arasındaymış.

Sikkelerinde bulunan gemi figürü; ticareti, balık ise kuruluş efsanesini simgeliyormuş. Ticarette fırsatçı, aç gözlü olarak tanınan Phaselislerin kenti kurma hikayeleri de çok ilginç ;

Rodoslulardan birkaç kabile, kenti kurmak için Phaselis'i seçtiklerinde, bu arazinin Kylabras adlı bir çobana ait olduğunu öğrenmişler. Çoban burada yaşıyor ve sürülerini de burada otlatıyormuş. O sıralarda takas sistemi olduğu için çobana araziye karşılık hububat veya balık teklif etmişler. Çoban kurutulmuş balığı tercih etmiş ve topraklardan sürüsünü alarak çekip gitmiş. Bu yüzden kuru balığı burada adak olarak kullanmak bir gelenek olmuş. Hatta bu durum Antik Çağda alay konusu olmuş. Ucuz bir adak için “Phaselis Adağı” deyimi de böyle ortaya çıkmış.

Tekne turlarının da gözdesi

Şehrin kalıntılarını dolaşırken bir anda ağaçlar ve zakkumlar arasında doğal bir limanda buluverirsiniz kendinizi.

Antik kentin güzelliğinin yanı sıra enfes koyuyla da yaz tatillerinin unutulmaz mekanı olmaya adaydır Phaselis. Tarih ve doğa gerçekten iç içedir burada. Çam ağaçlarının hemen yanından tertemiz masmavi denizin tadını çıkarabilirsiniz. Koy, ince çakıllı plaja sahip.  Phaselis tekne turlarının da gözdesi.

Tekne ve yat sahipleri de koyda demirleyip antik kenti ziyaret ederler.

 

Nasıl Gidilir?

Tekirova’nın hemen yanında bulunan Phaselis, Kemer’e 17 km, Antalya'ya 60 km uzaklıkta bulunuyor. Antalya - Kumluca karayolunun 57. km.'sinden güneye döndükten bir kilometre sonra Phaselis’e ulaşılıyor. Antik kent, Olimpos ve Çıralı’ya da yaklaşık 20 dakikalık mesafede.Antik Kente günlük tekne turlarıyla da gidilebiliyor.
 

Ne Yenir?

Antik kentin çevresi piknik yapmak için elverişli bir yer. Lokanta tarzı yerler Tekirova yakınında bulunuyor.

Nerede Kalınır?

Konaklamak için antik kentin yanında bulunan Tekirova veya Kemer’i tercih edebilirsiniz. Her keseye uygun konaklama imkanı var. Derus Hotel: 0242 824 74 75,  Fame Beach Hotel: 0242 814 54 89, Phaselis Princess Hotel: 0242 821 40 70, Eser Otel:0242 821 43 75, Rixos Tekirova: 0242 821 40 32.

 

 

O-Ö-P-R



Türkiye Özel -O-R Tanıtımı  •  Türkiye Özel -O-R Fotoğrafları  •  Gezilecek Yerler  •  Alışveriş  •  Eğlence  •  Lezzetler
Konaklama  •  Ulaşım  •  Faydalı Bilgiler  •  Türkiye Özel -O-R Rehberi  •  Sizden Gelenler

ANA SAYFA
TÜRKİYE GEZİ REHBERİ


 
 
GEZİLECEK YERLER
                 
TATİL YERLERİ   ROTA   DOĞA HARİKALARI   TARİHİN İZLERİ   TARZ
ABANT
ADALAR
AKARCA
AKBÜK
AKÇAY
AKYAKA GÖKOVA ORMAN KAMPI
ALAÇATI
ALANYA
ALTINOLUK
ANADOLU YILDIZLARI
ANTALYA
AVŞA ADASI
AYVALIK
BEHRAMKALE(ASSOS)
BELDİBİ
BELEK
BODRUM
BURHANİYE-ÖREN
BÜYÜKADA-İSTANBUL
ÇANDARLI
ÇEŞME
DALYAN
DATÇA
DEMRE
DİDİM
DİKİLİ
DOĞANBEY
EFES
ERDEK
FETHİYE
FİNİKE
FOÇA
GAZİPAŞA
GÖCEK
GÖKOVA
GÖLCÜK
GÖNEN
GÖYNÜK
GÜMÜLDÜR
KABAKKOYU
KALKAN
KAPADOKYA
KARABURUN
KAS
KAZDAĞLARI
KEKOVA
KEMER
KÖYCEĞİZ
KÜÇÜKKUYU
KUMLUCA
KUŞADASI
MANAVGAT
MARMARA ADASI
MARMARİS
MORDOĞAN
ÖLÜDENİZ
OLYMPOS
ÖZDERE
PAMUKKALE
Burada Reklamınız Yayınlansın
SAFRANBOLU
SEFERİHİSAR
SELÇUK
SERİK
SİDE
SIĞACIK
ŞİLE
ŞİRİNCE
TEOS
TÜRKİYE ÖZEL-A
TÜRKİYE ÖZEL-B-Ç
TÜRKİYE ÖZEL -D-E
TÜRKİYE ÖZEL- F-G
TÜRKİYE ÖZEL -H-İ
TÜRKİYE ÖZEL-K
TÜRKİYE ÖZEL-L-N
TÜRKİYE ÖZEL-O-R
TÜRKİYE ÖZEL -S-Z
ULUDAĞ
ÜRKMEZ
URLA
YEDİGÖLLER
EGE
AKDENİZ
KARADENİZ
MARMARA
ANADOLU

AĞRI DAĞI
BOZDAĞ KAYAK MERKEZİ
BÜYÜK DENİZ GÖLÜ
CİLO BUZUL DAĞI
DALYAN
DÜDEN ŞELALESİ
ESENTEPE KAYAK MERKEZİ
FIRAT VE DİCLE
GALA GÖLÜ
GİDEN GELMEZ DAĞLARI
HARİKALAR SAHİLİ
İĞNEADA SUBASAR ORMANLARI
IHLARA VADİSİ
İNSUYU MAĞARASI
İSTANBUL BOĞAZI
İZTUZU
KAÇKAR DAĞLARI
KAPADOKYA
KARAPINAR ÇÖLÜ
KARTALKAYA KAYAK MERKEZİ
KARTEPE KAYAK MERKEZİ
KELEBEKLER VADİSİ
MAŞUKİYE
NEMRUT DAĞI
ÖLÜDENİZ
PALANDÖKEN KAYAK MERKEZİ
SAKLIKENT
SALDA GÖLÜ
SULTAN SAZLIĞI
test12
TORTUM ŞELALESİ
VALLA KANYONU
YERKÖPRÜ ŞELALESİ
APHRODISIAS
ASPENDOS
EFES
HATTUŞAŞ
HIERAPOLIS
İSHAK PAŞA SARAYI
KEKOVA
KIZ KULESİ
MERYEM ANA
MEVLANA MÜZESİ
MİDAS ANITI
MİLET
PERGAMON
PERGE
SAGALASSOS
SÜMELA MANASTIRI
TROY
YAZ KIŞ DOĞA DENİZ YAYLA DAĞ MAĞARA BOTANİK KUŞ GÖZLEMCİLİĞİ ROMANTİK EĞLENCE HAVA SPORLARI SU SPORLARI SÖRF DALIŞ GOLF TEKNE TURU YATÇILIK TARİH İNANÇ SAĞLIK KONGRE FUAR

KONAKLAMA
AĞAÇ EVLER OTEL PANSİYON TATİL KÖYÜ ÇADIR KAMP

                REKLAM AJANSI